Hipertansiyon ABD'de 66 milyondan fazla yetişkinde hipertansiyon vardır. Bunların yarısından fazlasında (35,8 milyon kişi) hipertansiyon kontrol altında değildir. Tansiyonu regü­ le edilemeyen 35,8 milyon hastanın %40'ı tansiyonunun yüksek olduğunun farkında değilken, %16'sı tansiyon has­ tası olduğunu bilmesine karşın tedavi edilememektedir. Bunların %45'i tedavi almakta ancak tansiyonu kontrol altına alınamamaktadır. Tüm yaş gruplarında sistolik ve diyastolik kan basınç yüksekliği inme ve konjestifkalp yet­ mezliği için riskin büyümesine neden olur. Morbid olay­ ların göstergesi olarak sistolik kan basıncı diyastoliğe göre daha iyidir. Evde yapılan takip, klinikte yapılan izlemlere göre hedef organ hasarını azaltma bakımından çok daha yararlıdır. Klinisyenler, Birleşik Ulusal Komitenin (JNC) kriterleri gibi kardiyovasküler hastalık varlığı göz önüne alınarak yapılan hipertansiyon tedavi şemalarından birine karar vermelidir. Tablo 11-1'de kan basıncı düzeyine göre hipertansiyon sınıflandırılması gösterilmiştir. Hipertansiyonun birincil korunması hem tüm toplu­ ma hem de yüksek riskli gruplara yönelik stratejileri içer­ mektedir. Normal üst sınırında tansiyon ölçüm değerine sahip olanlar, hipertansiyon için aile öyküsü, siyah deri rengi, fizik inaktivite-tuz-alkol-kalorili yiyecek tüketme­ yetersiz potasyum tüketimi gibi davranışsa! risk faktör­ lerine sahip olanlar yüksek riskli bireylerdir. Kilo verme, düzenli egzersiz, alkol ve sodyum tüketiminin azaltılması hipertansiyondan korunmada etkili yollardır. Potasyum takviyesi hipertansiyondan korunmada orta düzeyde et­ kiye sahiptir. Sebze ve meyvelerden zengin bir beslenme, kırmızı et, yağlı yiyecekler ve şekerli içeceklerin azaltılma­ sı hipertansiyondan korunmada etkilidir. Verilen ilaçlar­ la sağlanan potasyum, kalsiyum, magnezyum, balık yağı yada posa desteğinin henüz kanıtlanmış yararı yoktur. Aynı durum stres kontrolü yada makrobesinlerin düzen­ lenmesi için de geçerlidir.

Hipertansiyon tanı ve tedavisinde olan gelişmeler inme nedenli ölümlerin azalmasında temel nedendir. Hi­ pertansiyonun sinsi seyretmesi erken tanı amacıyla tara­ maların yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Hipertansiyo­ nun tanı ve tedavisinde çok güçlü öneriler olmasına karşın hastalığın kontrolü istenilen düzeyde değildir. Hem hiz­ met sunucularının hem de hasta eğitimlerinin yapılması­ nın sadece hizmet sunucuların eğitimlerine göre çok daha etkili olması hipertansiyon tedavisinde yada kontrolünde hastaların katılımının ne kadar önemli olduğunu göster­ miştir.